Kopenhag Neleri Meşhur?
Herkese selam! Şu anda İzmir’de kahvemi yudumlarken birden aklıma Kopenhag geldi. Yani, Kopenhag… İyi de, Kopenhag neleri meşhur? Hadi gelin, birlikte keşfe çıkalım. Ama baştan söyleyeyim, biraz espri olacak, biraz derin düşünceler… Kafamın içinde iç sesimle olan o konuşmalardan kaçamayacaksınız, ne de olsa ben öyleyim!
1. Rengarenk Binalar ve Nyhavn
İzmir’deki o sokaklarda rengarenk evler gördüğümüzde içimden “Aaa, ne kadar tatlı” diye geçiriyorum, değil mi? Ama Kopenhag’da tam anlamıyla bu renk cümbüşüne “şahane” demek zorundasınız. Neyse ki, Kopenhag neleri meşhur derken, Nyhavn’ı hemen aklınıza getirebilirsiniz. Şu meşhur kanalı, rengarenk binalarıyla; turistlerin fotoğraf çekerken poz verdiği yer, şehri “Instagramable” yapan yer! O kadar güzel bir manzara ki, kimseyi eleştiremiyorum. Hatta kendim bile fotoğraf çekerken bir anda “Eee, Kopenhag’a gitmesem de olur, her şey Instagram’da var” demeye başladım.
Ama tabii, hayatta bazen fotoğraf çekmek yetmez, biraz derin düşünceler girer devreye… “Bu binalar hep renkli, neden? Bu kadar kırmızı, mavi, sarı? Düşün, düşünen adam…” O an, içimdeki İzmirli kafa devreye giriyor, düşündükçe kafayı buluyorum.
Diyalog:
Ben: “Kopenhag neleri meşhur?”
İç ses: “Yok ya, hep renkli binalarıyla meşhur! Kendi şehrin binalarıyla da gurur duy!”
Ben: “Ama bak, gerçekten çok güzel!”
2. Danimarka’nın Bisiklet Aşkı
Kopenhag’daki en büyük tespitimi yapalım: İnsanlar burada bisiklet sürmeyi öyle seviyorlar ki, yollarda araba görmek zor! Yani, öyle bir bisikletçiliğe yönelmişler ki, bana bile bisiklet almak gibi bir fikri düşündürttüler. Herkes bisiklete binip gidecek, ama ben… Evet, ben durmadan düşündüm. Bisiklet almam ne kadar mantıklı olur? Bir gün bisikletime binip Kopenhag’daki sokakları dolaşmak… “Süper!” Ama sonra düşündüm: “E ama ya rüzgarla saçlarım dağılıp, bisikletimle bir ağaca çarparsam?” Sanırım benim için bisiklet başka bir şey!
Kopenhag’da bisiklet çok meşhur, öyle böyle değil. Kadınlar, erkekler, çocuklar… Yaş fark etmiyor. Öyle bir şey ki, Kopenhag’ı bisikletli olarak gezmek insanın ruhunu dinlendiriyor. Sadece bir bisikletle şehri keşfetmek bile, insanların ne kadar sağlıklı bir yaşam sürdüklerinin kanıtı! Ama tabii, her şeyin de bir bedeli var: Bu kadar bisiklet görmek insanı biraz kıskandırıyor.
Diyalog:
Ben: “Bisiklete binmek çok meşhur burada ya.”
Arkadaşım: “Hadi canım, sen bile bir tane alsan ne olur ki?”
Ben: “Ya ben bisiklete binsem, sonradan Instagram’da hikaye paylaşırken kendimi komik pozisyonda yakalarım.”
3. Danimarka Çayı ve Pastaları
Bir de şu meşhur Kopenhag çayı ve pastaları var, tam bir deneyim. Her ne kadar Türk kahvesinin yerini tutmasa da, Kopenhag’a gittiğinizde çayı yudumlarken, pastayı tatmanın keyfi bambaşka! Şu fırınlardan yayılan tatlı kokuları… Kopenhag neleri meşhur dediğimizde, buradaki o inanılmaz fırınları atlamak olmaz! Çay saatini öyle güzel yapıyorlar ki, bu şehre bir ziyaret daha yapasım geldi. Ama tabii iç sesim hemen devreye giriyor.
İç ses: “Bir dilim kek ve çay, sonra dönerim İzmir’e.”
Ben: “Çok doğru! Ama bu çayı bizden iyi yapıyorlar galiba.”
İç ses: “Evet, ama bakalım çayın yanında ne var? Kimse eklerse bizde yok olanı eksik saymaz mı?”
O an içimdeki İzmirli hala çayı ve simidi savunuyor. Ama burada da kek ve çayın bir araya gelmesiyle gerçekten harika bir deneyim yaşanıyor.
4. Tivoli Bahçeleri
Kopenhag’daki en ünlü yerlerden biri de Tivoli Bahçeleri. Hani bazen ben de evde diyorum ki “Kendi Bahçem mi?” O kadar farklı yerler var ki… Ama işte Tivoli’de hem eğlenceli hem de nostaljik bir hava var. Şehir parkı gibi ama sanki Disneyland ile harmanlanmış. Şehirdeki stresli haftadan sonra Tivoli’de dolaşmak insana huzur veriyor. İyi de, bence biz Türkler biraz daha aşırıya kaçıyoruz… Tivoli’nin içinde bile pazarlama yaparken, Türkler gibi “Ne kadar?” diye düşünmemek zor!
Diyalog:
Ben: “Burası Tivoli, çok ünlü!”
Arkadaşım: “Bu kadar para verip ne yapılır ki?”
Ben: “Açık hava parkı var, eğlenceli aktiviteler var, atlı karınca var… Ama Türkiye’de daha çok seçenek var!”
5. Kopenhag’ın “Sağlıklı Yaşam” Kafaları
Kopenhag’da sağlıklı yaşam her yerden fışkırıyor. Şehirdeki kafe menülerinde “gluten-free” seçenekler, “vegan” kahveler ve tabii ki “organik” salatalar… Kopenhag, sağlıklı yaşam konusunda tavan yapmış. Ama ben… Ben de arada bir tatlı yemeyi seven biri olarak, içimdeki “her şeyin sağlıklısı olmamalı” kısmıyla baş başa kalıyorum.
İç ses: “Sağlıklı yaşam iyi de, tatlı yemekten vazgeçebilecek kadar soğukkanlı olamam!”
Ben: “Bunu da doğru söylüyorum ama…”
Sonuç: Kopenhag Neleri Meşhur?
Sonuçta Kopenhag, rengarenk binalarından bisiklet kültürüne, çay saatlerinden sağlıklı yaşam tutkularına kadar oldukça zengin bir kültüre sahip. Kopenhag’a dair her şey aslında insana biraz huzur veriyor. Ama ben hala bazen düşündüm, “Bizim İzmir de güzel, neden orada olmamalıyım?” diye. Neyse, şimdilik Kopenhag’ı ziyaret etmek, fotoğraflarını paylaşmak ve şehri özlemekle yetiniyoruz. Herkesin yapabileceği gibi!